Ana Sayfa Hakkımızda Foto Galeri İletişim
 
Üyelik Girişi
Denizci
 
 BATI TRAKYA
 MORS KODLARI
 OTI 510 Occupational Safety and Health Standarts for Construction Ind.
 marina map
 TÜRKİYE ve ÇEVRESİNDEKİ MARİNALAR ve İSKELELER
 Teknede Yönler
 Rüzgarlar ve İsimleri
 Flamalar ve anlamları
 Pusula
 Gemici Bağları
 YABANCI BAYRAKLI ÖZEL YATLARIN TÜRK KARASULARINDA SEYRİ
 Denizci nasıl olmalıdır
 YAT KAPTANLARINA TAVSİYELER
 Bofor Tablosu
 Ölçüler Çevrim Tablosu
 Uzak yol Tekneleri Ecza dolabı
 Denizci Dili Sözlüğü
 Amatör Denizci Belgesi Sınavı
 VHF Kısa Mesafe Deniz Telsizi
 Fotoğrafçı ©kutlukabaci
 SCUBA T-Short Satış Mağazası
 ÜNLÜ DENİZCİLERİMİZ
 KMT SINAVI ÇALIŞMA NOTLARI
 Yacht Simulator
 Marine Traffic
 Fırtına Takvimi
Linkler
 
 PHOTOGRAPHY
 AVRUPA ÖZEL ÇELİK A.Ş.
 SAİP KILÇIK TABANCASI
 paragaranti.com
Site Haritası
translate
  Qango Web Directory

 
Denizciler için Hava
 
 
Dalış Merkezleri
  Dalış Merkezleri
 
Meteoroloji
 

 

Deniz Suyu Sıcaklığı


 
Anasayfa
OSHA 510 " İNŞAAT ENDÜSTRİSİ İŞ GÜVENLİĞİ VE SAĞLIĞI"
04.07.2011
Yasmin Levy - Adijo Kerida
21.02.2011
FADO ; Cancao do Mar
21.02.2011
Ana Gabriel - Historia de un amor
21.02.2011
 AGANTA BURİNA BURİNATA !!! "Bana verilen denizci dersleri dolayısıyla lâf sırası bulamayan Kasım Efendi, ustamın bana boyuna denizden bahsettiğini, gidip babama fitlemiş. Bir akşam eve dönünce, babamın bir karış surat astığını gördüm. Yutkundu. Yutkundu:

-Seni mektebe vereceğim, dedi.

Dünya gözüme zindan kesildi. Üç dört gün sonra topal hocanın mahalle mektebine gidecektim. Dükkâna gittim son gündü. Ustam selâm verdikten sonra:

-Mektebe giderken ara sıra dükkâna uğra! Dedi.

O gün de her gün gibi akşam oldu. Kasım Efendi ile Nusret Ağa ayrıldılar. Ustamla yalnız kaldık. Ustam bana vermekte olduğu son dersin tamamen tadına varabilmek için beni, biraz ötemizde sokak köşesinde Muğlalı aşçı Yaşar'a, bir şişe rakı ve mezelik izmarit balığı almak üzere gönderdi. Aşçı Yaşar;

-Bizimle beraber dünyanın böylesinde yaşıyorlar, yazık zavallıcıklara.

Diyerek irili ufaklı, kör topal elli altmış kadar kedi ve köpek beslediği için, dükkâna güç belâ girdim. Dükkânının bana göre asıl cazibesi, kurutulup yaldızlanmış ve tavana asılmış, açık kanatlı bir kırlangıç balığı idi. Yaşar kısa ve şişmandı, yağlı yüzü pırıl pırıl yanardı. Soluk benizli çocuğu, zerzevatı soyar, ateş yakmak, pişirmek ve bulaşık yıkamakta babasına yardım ederdi. İşte o çocuk -yani Hamdi- bana izmaritlerin en kocamanlarını seçti. Rakıyı, ve bir gazete parçasının üzerinde de izmaritleri dükkâna getirdim. Ustam şişenin kıçına avuç içiyle vurup tapayı attırdı. Karşı karşıya oturduk. Kadehi doldurdu. İçti. Sonra

-Bak şimdi sanki geçmişle gelecek karşı karşıya oturuyoruz.

Dedi. Başı bir müddet önüne düştü. Sonra kaldırıp:

-Seren altı makaraları nasıl donatılır?

Diye sordu. Ben,

- Çımaları filadur, kasalı tek sapandan, iki makara hamailinin iki tarafına konulur. Seren üzerinden filadura bağı ile bağlanır.

Diye bir solukta cevap verdim. Halil usta (şaaak) diye avucunu dizine vurdu.

-Aç ağzını yum gözünü.

Dedi. Mezeliğinden bir kızarmış izmarit verdi. Fakat bütün gayretine rağmen neşelenemiyordu. Bir yorgunluğu argınlığı vardı. Birkaç kadeh daha içti. Sonra bana;

- Meselâ gemi orsa alabanda edecek, ne gibi emirler verilir, ve o emirler verilince neler yapılır? Sırasıyla söyle bakalım. Dedi.

O manevranın bir kayıkta yapıldığını görmek sevincinden ben de, ustam da mahrumduk. Fakat onu sözle haykıra haykıra anlatmanın sevinci vardı ya. Dudaklarımı ıslattım ve hemen, anlatmağa başladım. "Alestaaa tira mola!" deyince hepimiz, ayni denizciler - Hepimiz deyince onların arasına kendimi de kattığım için göğsüm gururla kabardı- yerlerimize koşar ve hazır ol vaziyetinde alesta dururuz. Laçka skuta orsaalabanda! Denince flok skutalarını ve trinket skutalarını koyveririz. Dümenci de dümeni orsaalabandaya basar. Maestra yelkeninin rüzgârı boşanır. Yelken göz gürültüsü gibi gürleyerek yapraklanır. Kaptan "mola kontra, issa punya!" emrini verir. Punyaları basar, papfingo burinalarını mola eder, maestra prassiyasını alesta ederiz. O zaman rüzgâr geminin başından gelmeğe başlar. Ben bunları sırasıyla söylerken ustamın yorgunluğu gideriliyor, gözleri vahşi bir tasdik ateşiyle yanmağa başlıyordu.

-Mola burina grandi tira mola maestra!

Diye bağırılınca ve biz de söylenenleri yapınca geminin başı rüzgârdan açılmağa başlar. İşte o zaman burinaları mola trinket yelkenini tumba ederiz. Bazılarımız prova serenlerini prassiya tokaya alır. Dümenci dümen yekesini onkaşa getirir. "Aganta skuta flok!" denince flok skutalarını çeker, kasarız. Artık bütün yelkenler rüzgârla dolmuştur. İşte o zaman, son emir, yani "Aganta burina burinata!" kumandası verilir. Kayık şarıl şarıl rüzgârın gözüne işler. Ben bunu söyleyince elinde kadeh beklemekte olan Halil usta, kadehi parlattı. Bana:

-Son olarak verilen kumandayı bağıra bağıra tekrar et!

Dedi. Ben de ciğerlerimi doldurarak olanca sesimle "Aganta burina burinata!" diye haykırdım. O zaman, pek eski bir denizcilik âleminden hız alan ustam, sanki, beni şanlı bir deniz istikbaline fırlatmak istiyormuş gibi, dağları temellerinden sarsan bir dinamit infilâkı şiddetiyle:

-Aganta burina burinata!

Diye gürledi. Papuççular ve eskiciler sanki birbirine "Aman arkadaşlar durup dinlenmeyelim, çünkü açlık, dağ başında tenha yolcuyu kovalayan bir kurt gibi peşimize düşmüş bulunuyor. İşte bundan dolayı, biz de koşarcasına ha bire çalışalım ki, açlık ensemizde yetişip bizi helak edemesin" diyerek birbirini çabuk olmağa kışkırtıyorlarmış gibi, işlerinin üzerine abanmış acele acele takır tukur çekiç sallarken "Aganta burina burinata!" diye kâinata meydan okuyan nidamızı duyunca, işlerinin üzerinden doğruldular. Birdenbire çekiç takırtıları sustu. Hattâ hâlis muhlis bir kara adamı olan aşçı Yaşar bile, sesini kapıp koyuverdi ve eskicilerle beraber "Aganta!" diye nârayı bastı.

Neşenin seslerimize, seslerimizin neşeye verdiği sonsuz hürriyete, muhayyilem hız aldı. Eski püskü karanlık dükkân, "Yallah!" diye sanki yerinden kopup havalandı; bulutlar arasında dolu yelken orsaya fırlayan koca bir kalyon oldu da yelkenlerin gölgesi, -yüksek ıssızlıklardaki uçan kartal kanadının gölgesi gibi- buluttan buluta aştı. Aganta emri de -tıpkı böylece- dükkândan dükkâna, insandan insana tekrarlandı. Bilmiyorduk neden; hepimiz bir kurtuluş hazzı ve hızı duyduk. Şaka değil, "Aganta burina burinata" nidası gönülden kopuyordu..."

 




ARAPÇA ÇEVİRİ - ARAPÇA TERCÜME HİZMETİ

Her türlü metniniz için ihtiyaç duyduğunuz arapça çeviri hizmetini kalite ve zamanında teslim ilkesi ile sağlamaktayız. Arapça online çevirilerde ve sözlü tercümelerde deneyimli tercümanlarımızla, uygun fiyat ve ödeme seçenekleri ile Türkiye çapında arapça tercüme hizmeti vermekteyiz. Arapça çeviri taleplerinizi günün her saati bize iletebilir, Arapça tercümeleriniz için fiyat teklifi alabilirsiniz.

Mescid-i Haram - Kâbe - 3D Sanal Tur

Döviz Bilgileri
 
Kur Alış Satış
Dolar 1.8300 1.8400
Euro 2.3350 2.3500
 
Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 21° 17°
Saat
 
 
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam21
Toplam Ziyaret18867
 
Takvim
Duyurular
   

Hoşgeldiniz! Welcome! Willkommen! Bienvenue! добро пожаловать!


 
 
PHOTOGRAPHER
 

 photographer K&K


 
Bir Tasarımcının Güncesi
  DeSigN by BnU...
 
Yer sağlayıcı: Yurdum Yazılım